Ehl-i sünnet yolunun iki esası

 
Sual: Ehl-i sünnet bilgilerinin bozulmadan günümüze kadar gelmesinin sebebi nedir?

CEVAP

Ehl-i sünnet âlimlerinin gayretleri sayesinde bozulmaktan korunarak gelmiştir. Ehl-i sünnet âlimleri şu iki şeye titizlikle riayet etmişlerdir:

Birincisi: Olduğu gibi muhafaza edip, ondan hiçbir şey çıkarmadılar.

İkincisi: Ona bir şey ilave etmediler. Yani sünnete uyup, bidate karşı çıktılar.

Sünnete uymak demek, İslam’a uymak demektir; ama bildirildiği şekilde, hiç değiştirmeden uymak gerekir. Onun için Ehl-i sünnet âlimleri, Resulullah’tan gelene, hiçbir şey ilave etmemişler, bir şey de çıkarmamışlardır. Metni aynen almışlar, ona şerhler yapmışlar yani açıklamışlardır. İşte bu sebeple, Ehl-i sünnet bilgileri günümüze kadar bozulmadan gelmiştir.

  
Silsile-i aliyye okumak

Sual: Silsile-i aliyye isimli büyük âlimlerin isimlerini okumak faydalı mıdır?

CEVAP

Çok faydalıdır. Özellikle şu üç faydası vardır:

1- Feyz gelmesine sebep olur.

2- Sıkıntı ve üzüntüyü giderir, ferahlandırır.

3- İhtiyaçların ve isteklerin hâsıl olmasına sebep olur.

  
Dört türlü sevab

Sual: Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını yayan da, sevaba kavuşur mu? 

CEVAP

Dört türlü sevaba kavuşur:

1- Emr-i maruf, nehy-i münker sevabı.

2- Gaza yani cihad sevabı.

3- İlim öğretmek sevabı.

4- İnsanları sevindirmek ve onların kalblerine sürur vermek sevabı.

Hem kalbi hem bedeni korumak

 
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Hem kalbi hem bedeni korumak gerekir. Kalb korunmazsa, bedenle beraber Cehennem ateşine girmekten kurtulamaz.

Bir mübarek zatın, bir halifesi vardı. Hocası onu, (Oradaki Allah’ın kullarını irşad et!) diye memleketine gönderdi. Burada irşad faaliyetine devam eden bu talebe, bir gece teheccüd namazına kalkmak için uyandı; ancak titremekten yerinden kalkamadı, feci hasta oldu. Bir çeşit sıtma olan humma hastalığına yakalanmıştı. Şiddetli titriyordu. Doktor getirelim dediler. (Beni bu hastalık öldürür; yalnız ölmeden hocamı görmek istiyorum) dedi.

Hocasına haber verdiler ve şöyle dediler:

— Efendim, filan yerdeki halifeniz, talebeniz, çok ağır hasta, humma hastalığına tutuldu. Herhalde ölüm mukadder, mutlaka sizi görmek istiyor, hocamı görmeden ruhumu teslim etmek istemiyorum diyor. Duanıza muhtaç olduğunu bildiriyor.

Haberi alan hocası, (Peki, gidelim) dedi.

Hocası geldi, odaya girdi. Oradakilere dedi ki:

— Baş hasta, siz ayakların tedavisiyle uğraşıyorsunuz, baş gidiyor, siz ayakları kurtarmak için uğraşıyorsunuz. Bu vücut yarın, yarın değilse öbür gün mutlaka ölecektir; ama asıl bunun hastalığı var, o hastalık ancak ateşte temizlenecektir, ben ateşin yakacağı hastalığı düşünüyorum.

Yavaş yavaş, hastanın aklı başına geldi. Hocası dedi ki:

— Sorduklarıma tam cevap ver, doğru cevap ver!

— Peki, hocam, buyurun, diye cevap verdi.

— Teheccüd namazına niye kalkıyordun, neden bana sormadın? Neden benden izin almadın? Çünkü sebebi var. Sen her yerde, ben her gece teheccüde kalkıyorum diye kibirleniyordun. Söyle bakalım, doğru mu?

— Doğru efendim, o niyetle kılıyordum.

— Benim sana anlattıklarıma biraz da kendin ilave edip, herkesin senden bahsetmesini istedin. Sen büyüklerden değil, hep kendinden bahsettin. Neticede, kalbini de unuttun. Kalbini gurur ve kibir kapladı. Doğru mu?

— Hepsi doğru efendim.

— Peki, suçunu kabul ediyor musun?

— Kabul ettim efendim.

— Pişman mısın?

— Evet, çok pişmanım,

— Şimdi tevbe et bakalım!

— Tevbe ettim, affet beni yâ Rabbi!

Böyle dedikten sonra vefat etti. İhlâsla tevbe edeni Allahü teâlâ affeder. Bir âyet-i kerime meali:

(Kim günah işler veya kendine zulmeder, sonra pişman olup, mağfiret dilerse, Allah’ı çok affedici, çok merhametli bulur.)

İnsanlar uykudadır

 
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Dünya, uykudaki bir kimsenin rüyası gibidir. İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar. Ahiret ebedî hayattır. Cennet dünyanın karşılığıdır. Dünyayı terk edene, bırakana, oranın ebedi nimeti verilecektir. Yani dünyayı, dünya malını sahiplenmeyen, onun bir karanlık olduğuna, emanet olduğuna iman eden için, Allahü teâlâ kalıcı olanı verecektir. Cehennem de dünyanın karşılığıdır. Dünyayı isteyip, ahireti unutana verilir, oradan ebediyen ayrılamaz. Bu bir tercih meselesidir. Allahü teâlâ, ahireti tercih edene Cenneti verecektir, dünyayı tercih edene Cehennemi verecektir.

Hayırlı insan odur ki, dünyada Allah’a ve Resulüne iman eder, itaat eder ve ömrünü o yönde bitirir.

Eğer bir şey mutlaka olacaksa, onu olmuş bilmelidir. Ölüm muhakkaktır, ona göre yaşamalıdır. 

Namaz çok önemlidir, dinin direğidir. Namaz kılmayanın yapmış olduğu bütün ibadetler, havada asılı kalır, namaz kılmadıkça bir işe yaramaz.

Teknoloji süratle gelişir, insanlara büyük kolaylıklar sağlar. İşleri daha kolay ve daha kısa sürede yapabilirler. Fakat her yeni buluşun zararları da olur. Gün gelir, insanlar, oyun eğlence, merak yüzünden, bu cihazların [bilgisayar, internet, TV vs.] başında bütün zamanlarını harcarlar. Hâlbuki bunların başında az kalmak lazım, işi süratle bitirip başından ayrılmak lazım. Yoksa sizi kendisine esir alır, bütün vaktinizi alıp götürür. Kitap okumaya ve başka iş yapmaya vaktiniz olmaz. Allah diyecek vakit bile bırakmaz. Pislik, tehlike, hadsiz hesapsız olur, çok sakınmak gerekir. İnsanı alıp felakete götürür. Çocuklara, gençlere zararı daha çok olur.

Affetmek, günahları örtmektir, mağfiret etmek tamamen kaldırmaktır. Onun için mümin, Allahü teâlâdan af ve mağfiret ister. Allahü teâlâ da af ve mağfiret ederse, her şey tamam olur.

Allahü teâlânın bir kulundan razı olması, o insan için en büyük müjdedir. Müminin en güzel duası, birine, Allahü teâlâ senden razı olsun demektir. Eğer Allahü teâlâ bir kulundan razı olursa, ona her şeyi vermiş demektir. Cenab-ı Hak razı olduklarını razı olduğu yerde bulundurur. Rabbimizin de razı olduğu yer Cennettir. Cennete gitmeyi istemelidir. (Vermek istemeseydi, istek vermezdi) buyuruluyor.

Cenab-ı Allah kuluna bir şey vermek isterse, ona bir şeyler söyletir, istetir. O, vermek istediğini, sebeple verdiği için, bizim sebebe yapışmamızı ister, yani, (Ya Rabbi bize Cennetini ver) dedirtir. Zaten söyleten de, verecek olan da Odur.

« Daha eski yazılar

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.